KADIN GİRİŞİMCİLİK EĞİTİMLERİ

http://www.akasyam.com/tosyov-kadin-girisimcilik-egitimleri-basladi/tos

12371139_10154814481058532_5440089142421630465_o

12356759_10154814481713532_7665935462701091214_o 12370795_10154814481403532_3462547604127054010_o

12345411_10153754750414763_8579941212525313314_n

https://www.facebook.com/tosyov.samsun

http://www.akasyam.com/tosyov-kadin-girisimcilik-egitimleri-basladi/

SAMSUN HABER – Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensup

ları ve Yöneticiler Vakfı (TOSYÖV) Samsun Destekleme Şubesi, sadece kadınlardan oluşan 30 girişimci adayına yönelik KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerinin açılışı Samsun Ticaret ve Sanayi Odası Davut Altan Meclis Toplantı salonunda gerçekleştirildi..

İş Bankası Ana Sponsorluk desteği ile gerçekleştirilen girişimcilik eğitim programının açılışına İş Bankası koordinatörüyle birlikte projenin paydaşları da katıldı..

Açılış programında konuşan TOSYÖV Samsun Şube Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Topal TOSYÖV olarak 26 yıllık faaliyetlerinin temelinde girişimci yetiştirmek, uzun ömürlü işletmeleri ülke ekonomisine kazandırmak hedefinin olduğunu belirterek, KOSGEB ile 2012 yılında imzaladıkları protokol kapsamında ülke genelinde değişik illerde uygulamalı girişimcilik eğitimlerini başarılı bir şekilde sürdürdüklerini sözlerine ekledi..

TOSYÖV, İş Bankası Ana Sponsorluk desteği ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğiyle KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi’nin Samsun Eğitim programına 30 kadın girişimci adayı katılacağını da kaydeden Topal,

“İlimizde mevcut kadın girişimci sayısını artırmanın İlimiz kalkınma ve büyümesinde etkin bir rol oynayacağı bilincindeyiz. Eğitim programımızla bu sorunun çözümüne katkıda bulunmak için Vakfımızın önderliğinde İş Bankası, KOSGEB ve Samsun Ticaret ve Sanayi Odası ile birlikte düzenlenecek eğitim sayesinde Samsun ekonomisine eğitim sonunda sertifikalarını alacak olan 30 Kadın girişimcinin kuracağı firma ile katma değer sağlayacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Genel Kurul

TOPLANTIYA ÇAĞRI

Tosyöv Samsun Destekleme Derneği’nin Olağan Genel Kurul Toplantısı 28.kasım.2015 cumartesi günü saat:15.00 de ‘Dereler Mah Semişli Mevki No 52 de (Canik çevre yolu üzeri)Turdem Akaryakıt Gıda İnş San.Tic.Ltd.Şti nin toplantı salonunda yapılacaktır.İlk toplantı da çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantı 05.Aralık 2015 tarihinde aynı yer ve saat de yapılacaktır.Üyelerimize duyurulur.

Genel Kurul Gündemi.

  1. Açılış ve Yoklama Yeter sayısının tespiti.
  2. Başkanlık Divanının seçimi ve Divan Toplantı tutanaklarını imzalamaya yetkili kılınması ve saygı duruşu.
  3. Yönetim Kurulu raporunun okunup görüşülmesi ve ibrası
  4. Denetim Kurulu Raporunun okunup görüşülmesi ve ibrası
  5. Denetim Kurulu Raporunun okunup görüşülmesi ve ibrası
  6. Yönetim Kurulu tahmini bütçesinin görülmesi ve ibrası
  7. Dilek ve Temenniler
  8. Kapanış ve Genel Kurul Tutanaklarının imzalanması

Saygılarımızla Tosyöv Samsun Destekleme Derneği www.tosyovsamsun.org

 

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun

CUMHURİYETİMİZİN 92.YILI 

29 EKİM CUMHURİYET BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

Samsun ‘da KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerine ilişkin TOSÖV- İş Bankası işbirliği

KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimlerine ilişkin TOSÖV- İş Bankası işbirliğini içeren ;

KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri 70 saatlik eğitim program kapsamında tek bir eğitimci ile verilmektedir. Bu konuda oldukça deneyimli, kadın ve yetişkin eğitimi projelerinde eğitimci ve eğitim koordinatörü olarak görev almış, eğitim sonunda da katılımcılara TOSYÖV desteğinde koçluk ve mentörlük yapabilecek, KOSGEB tarafından yapılan değerlendirmelerde oldukça başarılı görülen bir eğitimci ile çalışacağız.

Eğitmenimizin kadın emeğini değerlendirme ve kadın girişimciliği alanında daha önce TOSYÖV tarafından gerçekleştirilen etkinlikler kapsamında önemli tecrübelere sahip olduğunu söyleyebiliriz. Uzmanın; kadınlardan oluşan homojen gruba özgü, spesifik, yerel dinamiklere uygun, girişimcilik açısından swot analizleri ile katılımcıların potansiyellerini ortaya çıkaracak ve planlı iş kurmalarına yardımcı olacak yöntemlerle örnek sayılabilecek bir eğitim programı gerçekleştirmesi ve sürdürülebilir başarılı kadın işletmelerinin kurulumuna katkı sağlaması üzerinde önemle durduğumuz bir beklentimizdir.  

Eğitim programı, katılımcıların girişimcilik yönlerini ve iş fikirlerini sınayacakları, işletme yönetimi, üretim planı, pazarlama planı, finansal plan, iş planı hazırlama ve atölye çalışmaları gibi KOSGEB programı içerisinde verilmesi gereken zorunlu dersler yanında girişimcilik açısından bireysel gelişimlerini sağlayıcı yönde etkin eğitim uygulamalarını içerecek, keyifli bir ortamda gerçekleştirilecektir. Uygun bulursanız bazı derslerde görevlendireceğiniz temsilcilerle iş Bankası’nın girişimcilere verdiği destekler anlatılabilir. Eğitimin amacı kadın girişimciler için değer yaratma yollarının keşfedilmesi, iş planlarının hazırlanması ve KOSGEB desteği ile sürdürülebilir işletmelerinin kurulmasının sağlanmasıdır. 

Eğitim sonunda memnuniyet anketi, ve eğitim raporu hazırlanarak KOSGEB ve İş Bankası ile paylaşılacaktır. Eğitim sonunda izleme faaliyetlerine devam edilerek TOSYÖV tarafından katılımcılara gerektiğinde mentörlük desteği verilecek, başarılı sonuçların alınması için çaba gösterilecektir 

Eğitim duyuruları eğitim tarihilerinden 30 gün önce uygulamanın gerçekleştirileceği illerde kamuoyuna duyurularak adayların başvuruları alınacak ve eğitim başlamadan bir hafta önce mülakatla 30 katılımcı seçilecektir. Mülakatta eğitimcinin yanı sıra istenirse TOSYÖV ve İş Bankası temsilcileri de hazır bulunabilirler.  

Eğitim sonunda düzenlenecek sertifika töreni TOSYÖV,  İş Bankası ve KOSGEB temsilcilerinin katılımı ile gerçekleştirilecektir.

Bu sertifika törenleri için belirlenecek tarihlerde KOSGEB, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Ajansı, TÜBİTAK, Kredi Garanti Fonu ve İş Bankası temsilcilerinin katılacağı “Girişimcilere Sağlanan Destekler” konulu bir panel düzenlenerek, katılımcılar yanında genel katılımlı bir etkinliğin yapılması ve eğitim sonunda bilgi paylaşımı ve seremoninin bir arada gerçekleştirilmesi sağlanabilir. Bu konuyu bir öneri olarak bilgilerinize sunuyoruz. Böyle bir organizasyonu gerçekleştirebiliriz.  

İşbirliğimizde gerçekleştirilecek bu projenin yararlı sonuçlar doğurmasını diler, desteğiniz için teşekkür ederiz. .

TOSYÖV
Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler,
Serbest Meslek Mensupları ve
Yöneticiler Vakfı

Paris Caddesi No:4/13 06540 Kavaklıdere / ANKARA
TEL: (+90.312) 425 94 85 PBX

FAX: (+90.312) 425 62 21

www.kobizirvesi.org.tr

www.tosyov.org.tr

 

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI KUTLU OLSUN

19-mayis-genlk-ve-spor-bayrami

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

XI. KOBİ ZİRVESİ SONUÇ BİLDİRGESİ

TOSYÖV (Türkiye Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeler, Serbest Meslek Mensupları ve Yöneticileri Vakfı), TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği), KOSGEB (Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı) işbirliği ve İş Bankası ana sponsorluğunda 12-13 Mart 2015 tarihlerinde, İstanbul Dedeman Oteli’nde, “KOBİ’lerin Orta Gelir Tuzağı’ndan Kurtulma Stratejileri” ana temasıyla gerçekleştirdiğimiz XI. KOBİ Zirvesi’nin tespitlerini, tartıştığı güncel KOBİ sorunlarına önerdiği çözümleri özetleyerek kamuoyunun dikkat ve değerlendirmesine arz ediyoruz.
1- Dünya ekonomisinde yeni bir dönem:
XI. KOBİ Zirvesi’nin yetkin katılımcılarının ortaya koyduğu ortak analitik değerlendirme; 2015 yılı itibarıyla dünya ekonomisinde ‘yeni bir dönem’e girmekte olduğumuzun altını çizdi. Yeni dönem; “Sermaye’nin Büyük Geri Dönüşü” olarak karakterize edildi. Uluslararası sermaye hareketlerinin, Türkiye’nin de aralarında bulunduğu ‘Gelişmekte Olan Ülkeler’den çekilmesinin doğuracağı muhtemel etki, “dolar krallığına giriş” şeklinde özetlendi. Değerlendirmeler bu gelişmenin en çarpıcı etkisinin ‘Gelişmekte Olan Ülkeler’de kendini göstereceği noktasında birleşti. Bu bağlamda yeni dönemin ‘Gelişmekte Olan Ülkeler’de etkisini; dolar kurunda yükseliş, ulusal paraların değer yitirmesi, doğrudan yabancı sermaye yatırımlarında azalış, ekonomik büyüme hızlarında yaşanan keskin yavaşlama biçiminde gösterdiği vurgulandı.
2- Türkiye ekonomisi ve “Orta Gelir Tuzağı”
XI. KOBİ Zirvesi “Orta Gelir Tuzağı”nı, Türkiye’nin, 60 yıllık sanayileşme yoluyla kalkınma ve gelişme serüveni olarak değerlendirdi. Aynı zamanda küresel bir ekosisteme işaret eden ‘Orta Gelir Tuzağı’ kavramının dünya ekonomisi geneli için yapılan dönemsel tanımlamalarla literatüre; “Doğu-Batı”, “Güney-Kuzey”, “Asya-Avrupa” kıyaslaması olarak girdiğine dikkat çeken katılımcılar, ‘Orta Gelir Tuzağı’nın Türkiye için artık aşmakta olduğu bir kalkınma eşiği olarak anlaşılmasını önerdiler. Ortak görüş olarak; Türkiye’nin yeni ekonomik döneme, ‘Orta Gelir Kuşağı’nın en üst basamağına işaret eden kazanılmış bir parlak statü ve ‘Gelişmekte Olan Ülke’ vizyonuyla girdiği ve bunun da “100. Yıl: 2023 Hedefleri”yle somutlandığı ifade edildi. ‘Orta Gelir’den kurtulma konusunun mikro ölçekten en büyük ölçeğe kadar, ekonominin bütün aktörlerini ilgilendirdiğine vurgu yapan XI. KOBİ Zirvesi’nde konu özel sektörü, kamuyu, politika alanını kapsayan bir ülke vizyonu olarak ele alındı.
3- Türkiye ekonomisinde yeni dönem ve KOBİ’ler
XI. KOBİ Zirvesi’nde; Türkiye’nin “Güçlü ve Dengeli Büyüme” için YAPISAL DÖNÜŞÜM” dönemi başlattığına, 2015 yılına Hükümet’in açıkladığı 25 adet ÖNCELİKLİ DÖNÜŞÜM PROGRAMI kapsamında yeni bir rotayla girildiğine işaret edilerek, odağında sanayinin olduğu yeni bir ekonomik kalkınma modeline doğru güçlü bir yürüyüşün startının verildiğine dikkat çekildi. Dönüşüm’ün hedefi şu şekilde formüle edildi: “Sanayi kalkınma sürecinde merkezi bir rol üstlenecektir. Ekonomik yapıyı dönüştüren sürükleyici ana sektör sanayi olacaktır. Yüksek oranlı yatırımlarla hızlı bir sermaye birikim süreci sağlanacaktır. Bu yeni kalkınma modelinde ileri teknolojiyle üretim yapacak olan Türkiye yüksek katmadeğer üreten rekabetçi bir ülke seviyesine gelecektir.”
Türkiye ekonomisinin omurgasını KOBİ’lerin oluşturduğunun vurgulandığı XI. KOBİ Zirvesi’nde yapısal dönüşümün ekseninde de KOBİ’lerin yeralmasının kaçınılmazlığına işaret edildi. Bugün artık, KOBİ’lerin sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada, her zamankinden daha önemli hale geldiği, küresel rekabetin asli unsurları olarak, ekonomi gündeminin merkezine oturdukları, sürdürülebilir kalkınmanın temel kavramlarından olan girişimcilik, inovasyon, yenilikçilik, verimlilik, esneklik gibi rekabetçi özelliklerin KOBİ’ler ekseninde tartışıldığı belirtildi.
Ekonomimizin temel dayanaklarından ve geleceği şekillendirecek asli dinamiklerden olan KOBİ’lerin yeni bir başarı hikayesine ihtiyacı bulunduğunu belirten katılımcılar; odağında sanayileşmenin olacağı yeni ekonomide KOBİ’lerin belirleyici bir işlev göreceğinin altını çizdiler ve Türkiye’nin sanayi hafızasının KOBİ’lerde bulunduğundan bahisle aynı zamanda geleceğin KOBİ ağırlıklı bir ekonomi olarak şekilleneceğini, bu nedenle yapılacak reform ve uygulamalarda önceliğin KOBİ’lere verilmesi gerektiğini seslendirdiler.
Ekonomik ve sosyal gelişmenin kaynağı ve kalkınmanın temelini oluşturan küçük ve orta ölçekli işletmelerin güçlendirilmesi için atılacak adımlar:

ÜRETİM VE KOBİ’LER
KOBİ Zirvesi, kalkınmamızın temelinin üretim olduğunu bir kere daha teyit etti. Katılımcılar; ekonomiyi üretimden adım adım uzaklaştıran kısa erimli tercihlerden sakınarak uzun erimli stratejik tercihlere yönelmemiz gerektiğini vurguladılar.
Üretime dönülmesinin aynı zamanda KOBİ’lere dönmek anlamına geldiğini belirten XI. KOBİ Zirvesi katılımcıları rekabetçi bir üretim açısından KOBİ’lerde halen vasat, geri teknolojili üretimin hakim olduğuna dikkat çekerek KOBİ’lerde yapısal dönüşüm ekseninin yüksek teknolojili üretime geçiş olarak kurgulanmasının altını çizdiler.
KOBİ’lerde üretimin aynı zamanda bir değerler sistemini ifade ettiğine değinen katılımcılar şu noktaları öne çıkardılar:
– KOBİ’lerde özellikle yerli katkılı üretim modeline yönelmeliyiz.
– Ürün değil marka satmaya odaklanmalıyız.
– Cesur ve dinamik KOBİ’leri seçerek güçlendirmeliyiz.
– Üretim ahlakı ve kültürünü, değer yaratma kültürünü hayatın her alanına koyan politikalar yaratmalıyız.
– Parayla ilgili paradigmalar değişti, yeni paradigma; şeffaflık, maliyet odaklı, özel üretim, algı yönetimi, teknoloji kullanımı, adalet odaklı oldu. Bu değerleri KOBİ’ler bazında yerli yerine oturtacak uygulamalar geliştirmeliyiz.
KOBİ’lerin ciro büyütme odaklı enerjisini inovatif yatırıma yönelten değişimi gerçekleştirmeli, şirket büyütme mantığından ekonomiyi büyütme ve tabana yaymaya yönelmeliyiz.
İLERİ TEKNOLOJİ VE KOBİ’LER
XI. KOBİ Zirvesi, KOBİ’lerde katmadeğer üretimini artırmanın önemini vurguladı. Bu konuda başat sorun olarak KOBİ’lerde ileri teknoloji kullanımına dikkat çekti. Zirve; Türkiye’nin rekabet çıtasının ancak ileri teknolojili üretime entegre olmakla yükseltileceğine kuvvetle vurgu yaptı.
Zirve’de KOBİ’lerin teknoparklarda yoğunlaştığı, binlerce Ar-Ge projesi yürüttükleri, sayılarla gösterildi. KOBİ’lerin artık teknoloji tabanlı bir hüviyet kazandığına dikkat çekildi.
Teknolojiye, markalaşmaya, kurumsallaşmaya yönelen KOBİ’lerde karlılığın 5 yıldan sonra optimum seviyeye çıktığı ve ölçek ekonomisine doğru yürüyüşte adımların büyüdüğü belirtildi.
– KOBİ’lerin Ar-Ge ve yenilik kapasitelerini artırmaya yönelik yeni destek modellerine ihtiyacın altı çizildi, örneğin salt bu konuda etkin bir mentörlük mekanizmasının geliştirilmesi ve uygulanması önerildi.
– Keza; benzer bir ihtiyaç, Ar-Ge proje pazarı ve tasarım proje pazarı oluşturulması bağlamında da ifade edildi, değişik modellerin üretilebileceği öngörüldü.

BİLİŞİM VE KOBİ’LER

XI. KOBİ Zirvesi katılımcıları gelişmiş ekonomilerin rekabet üstünlüğünü, dijitalleşme, bilimi, aklı ve hayali birleştirmek suretiyle yeni bir sanayi devrimine geçmiş ve bilgi toplumuna geçmiş olmakla açıkladılar.
Türkiye’de KOBİ’lerin bu yeni teknoloji devrimini kaçırmamaları için elimizi çabuk tutmak zorunda olduğumuza dikkat çeken Zirve katılımcıları şu hususların altını çizdiler:
– Türkiye’nin kalkınması aynı zamanda bilişimle kalkınmayı içermektedir.
– Büyük bir ekonomik hız yakalamak için teknolojik bir hız yakalanmalıdır, bu da ancak KOBİ’lerin bilişim teknolojilerini en ileri yoğunlukta kullanmalarıyla sağlanacaktır.
– KOBİ’lerimizin dönüşmesi ile bilişim teknolojilerine adapte olmaları eş anlamlı süreçlerdir.
– İmalat sanayisine yönelme, Ar-Ge ve inovasyona dayalı yeni bir sanayi hamlesini gerçekleştirme, son tahlilde bilişim teknolojileri temelinde gerçekleşecektir.

İHRACAT VE KOBİ’LER
Türkiye’nin 2023 hedefi 500 milyar dolar ihracat erişilmez değildir. Mevcut durumda tüm dünyaya 20 bin farklı mal sattığımıza ve bu ihracatın yaklaşık yüzde 60’ını KOBİ’lerin gerçekleştirdiğine dikkat çekilen XI. KOBİ Zirvesi’nde, teknoloji ağırlıklı ve yüksek katmadeğerli üretim yapısına geçen ve ihracatına Ar-Ge, inovasyon ve tasarımı sokan KOBİ’lerin hızla markalaştıklarının gözlendiği kaydedildi.
Dış pazarlarda tutunma ve markalaşmada KOBİ’lerimizin hala önemli güçlükler yaşadığı, ittifak edilen bir görüş olarak ortaya kondu ve KOBİ’lerin hazır yabancı markaları satın almalarının ve bu alımların desteklenmesinin önemine dikkat çekildi.
Ayrıca; yönlendirici bir birimin kurulması halinde Türkiye’de korunmayan milyonlarca patentten KOBİ’lerin yararlanabileceği ve markalaşmada önemli bir avantaj elde edeceği vurgulandı.
XI. KOBİ Zirvesi’nin ihracat ve KOBİ’ler noktasında dikkat çektiği diğer hususlar şöyle sıralandı:
– Pazar çeşitlendirmesi için KOBİ’lere destek olunmalı.
– KOBİ’lerin gidemeyeceği pazarlar KOBİ gözüyle incelenmeli ve elde edilen sonuçlar KOBİ’lere aktarılmalıdır.
– Turizm sektöründe faaliyet gösteren KOBİ’lerin KOSGEB Hizmet ve Desteklerinden daha fazla yararlanması için tanıtım ve bilgilendirme faaliyetleri arttırılmalıdır.
– KOBİ’lerin dış pazarlara açılmada ilk somut sonuç olan “Mikro ihracat” imkanlarından daha fazla yararlandırılmaları için gerekli yeni düzenleme ve kurumlaşmalar öngörülmelidir.
– İhracatçı KOBİ’lere ve ihracatla tanışmamış KOBİ’lere lojistik desteği sağlanmalıdır.
– Hizmet İhracatçıları Birliği kurulmalıdır.

EĞİTİM VE KOBİ’LER
Türkiye’nin önümüze koyduğumuz kapsamlı dönüşüm programının öznesinin beşeri sermayemiz olacağından hareketle XI. KOBİ Zirvesi, eğitim sorununa özel önem verdi. Formel eğitimde OECD ortalamasının çok gerisinde olduğumuza vurgu yapan Zirve katılımcıları, bilhassa yaşam boyu eğitimin önemine dikkat çekti. Türkiye’nin “Ar-Ge, İnovasyon, Tasarım ve Markalaşma” kapasitesinin ortaya çıkarılmasında eğitimin belirleyici rolüne işaret eden katılımcıların öne çıkardıkları tespit ve önerileri şöyle özetliyoruz:
– Türkiye’nin güçlü bir beşeri sermayeye olan ihtiyacı, ertelenmesi olanaksız eğitim çözümlerini güncelleştirmiştir. İstenen ve özlenen beşeri sermayenin temel niteliği; Bilgi+Tecrübe = Yaratıcılık olmalıdır.
– Özellikle üretim alanında bilgi ve tecrübeye dayalı ciddi bir insan kaynağı eksikliğimiz bulunmaktadır. Teknoloji kullanıcısı insan yerine onu üreten beyinlerin yetiştirilmesine odaklanmalıyız.
– Eğitimin bilimsel kalitesini ve pozitif bilimlerde eğitimin kalitesini ve ortalama düzeyini hızla artırmalıyız. Yüksek kalite işgücü sağlamaya yönelik; fen-matematik eğitimini yaygınlaştırmak suretiyle genç nüfusun verimli istihdam alanlarına yönlendirilmesi gerekmektedir.
– Meslek liselerinin eğitim programlarını sektörel ve bölgesel ihtiyaçlar temelinde ve kalkınma planları paralelinde ‘Odalar’ın düzenlediği yeni bir uygulama modeline geçilmelidir.
– 21. yüzyıl eğitim sisteminde eksen inovasyon; ticari odaklıdır, başarı ise ahlak odaklı. Bu aynı zamanda “Sanal Dünya Vatandaşı”nın özetini ve değerini vermektedir. Bu eğitim çizgisinin akademik düzeyden çıkarak KOBİ’lere maledilmesi gözardı edilmemelidir.
– Yeni inovasyon süreci, hayal /fikir / proje / üründür. Fikrin iyisini de Bilgi+Eğitim=Yaratıcılık sürecine erişmiş insan seçebilir. Çok acil Ar-Ge elemanları yetiştirmeliyiz, daha önemlisi üniversiteyi sanayi alanının içine taşımalıyız.
– Vizyoner, yaratıcı çalışmalarla toplum içinde değer üreten ‘çevik’ işletmelerle ve bu işletmelerin yönetimde, üretimde uyguladığı kalite anlayışı örnek model olarak eğitim kurumlarından, toplumun en alt katmanlarına kadar yayılmasıyla ‘Orta Gelir Tuzağı’ aşılacaktır.

ÜNİVERSİTE VE KOBİ’LER
XI. KOBİ Zirvesi’nde üniversite-sanayi işbirliğinin sorunları ve çözümleri KOBİ’ler temelinde ve yeni bir yaklaşımla ele alınarak şu sonuçlara varıldı:
– Üniversite-sanayi işbirliği, mali desteklerin artmasıyla paralel bir gelişme göstermektedir.
– 2001’de 2 teknopark varken bugün 52 teknoparka ulaşılmıştır.
– Üniversite-sanayi işbirliklerinde şu çelişkileri çözme durumundayız: Üniversitede zaman hesabı aylar bazında yapılırken sanayide zaman gün ve hatta saat hesabı üzerinden yapılmaktadır. Ortak çalışmada üniversitelerin başarı kriteri; bilimsel yayın sayısı, öğrenci sayısı ve unvan iken sanayinin kriteri kardır. Üniversitede odak nokta bilim-teknoloji iken, sanayi için önemli olan üründür. Bu nedenle endüstriyel verim; üniversitede yüzde 30’larda kalırken sanayide
yüzde 70’lere çıkmaktadır.
– Üniversite-Sanayi ilişkisinin yapısına müdahale gerekmektedir.

GİRİŞİMCİLİK VE KOBİ’LER
Zirve katılımcılarının ağırlıklı görüşüne göre Türkiye’de girişimciliğin genellikle hizmet sektöründe yoğunlaştığı gözlenmektedir. Girişimciliğin imalatçı KOBİ’lerde tabana yayılan bir tutkuya dönüşmesi için tutuşturucu ve yol gösterici desteklerin üretilmesine ihtiyaç vardır. Örgütlenmiş network, know how ve mentorlük hizmetlerinin üretim yapan KOBİ’lere odaklanması, melek yatırım fonlarının özellikle girişimci–imalaçı KOBİ yaratma projelerine yönelmesi, bankaların yenilikçi-imalatçı KOBİ’leri daha çok sahiplenmesi ve projelere kreditör gibi davranmasının orta vadede önemli sonuçlar vereceği belirtilmiştir.
Türkiye’deki KOBİ’lerin yüzde 45’inde bir yenilik faaliyeti bulunduğuna, organizasyon ve pazarlama konularında yenilikte bu oranın yüzde 30’lara düştüğüne dikkat çeken katılımcılar, “Girişimci KOBİ” kavramına odaklanarak, geleneksel yapılarıyla üretmeye devam eden KOBİ’lerin dışlanmamasına işaret ettiler.
KADIN İŞGÜCÜ VE KOBİ’LER
KOBİ’ler için fırsatlardan birinin de kadın işgücü olduğuna dikkat çeken XI. KOBİ Zirvesi katılımcıları; araştırmaların, kadın işgücüne karşı ekonomideki ayrımcılığın bitmesi halinde verimliliğin yüzde 40 artacağını gösterdiğini belirterek, özellikle kadın KOBİ’lerimizin sayısının artırılmasını önerdiler ve kadın KOBİ’lerimiz arttıkça ülkemizde kadının değerinin de yükseleceğine vurgu yaptılar.
FİNANS VE KOBİ’LER
XI. KOBİ Zirvesi’nde dönüşüm odaklı yeni ekonomik dönemin çözümlenmesi gereken baş sorunlarından birinin de “finansa erişim” olduğu üzerinde duruldu. KOBİ’lerde finansmana erişimin sistem kaynaklı güçlüklerine dikkat çeken katılımcılar, vergi yapımızın sermaye birikimini eriten özelliğini vurguladılar.
XI. KOBİ Zirvesi’nde mikro, küçük ve orta boy işletmelere yönelik finansal destek politikaları için şu öneriler dikkat çekti:
– Niceliksel bir kredi genişlemesi KOBİ’leri güçlendirmeye yetmez. Kredi genişlemesi girişimci KOBİ’leri destekleyecek yapıda olmalıdır.
– KOBİ’lere destek sağlamakta bankacılık sektörüne de önemli görevler düşmektedir. Sistem KOBİ’lere kredi yapılandırmada esnek yaklaşarak yeni imkanlar sunmalıdır.
– Yapısal reformlar kapsamındaki öncelikli kalkınma projelerinde KOBİ’lere desteğin artırılması faktoring ve finansal sektöre ilgiyi de artıracak ve KOBİ’lerin finansmanı kolaylaşacaktır.
– Bölgesel teşvik uygulamaları, büyük ölçekli yatırımların teşviki, stratejik yatırımların teşviki, öncelikli yatırımların teşviki, genel teşvik uygulamalarının yapılacak düzenlemelerle daha etkin hale getirilmesi KOBİ’ler için erişilebilir kaynakları genişletecektir.
– Bölgesel gelişme ve yeni dönem çalışmaları kapsamında hibe alanından yavaş yavaş çekilmek ve daha sofistike finansal araçları devreye almak uygun olacaktır.
Yeni KOBİ Destek Stratejisi şu yeni çözüm ve araçlarla tahkim edilmelidir:
– Finansal Mühendislik
– Çeşitlilik ve Derinlik
– Geri Dönüşlü Fonlar
– Bölgelere Göre Özelleştirilmiş Araçlar
– Faiz Desteği ve Faizsiz Kredi Desteği Sistemi
– Bölgesel Girişim Sermayesi.

KAMUDA ZİHNİYET KURGU VE KOBİ’LER
XI. KOBİ Zirvesi, yeni ekonomik dönemin gereği ve Öncelikli Dönüşüm Program ve uygulamalarının başarısı için kamusal alanda tüm kurumların kurgusunun yeniden yapılmasına olan gereksinmeyi seslendirdi. Yeni kurguda işletmenin, hayatın merkezinde olması gerektiğine işaret eden katılımcılar, Orta Gelir Tuzağı’nın aslında KOBİ’lerde yaşandığını ve Türkiye için bir düzey oluşturduğunu savundular. Bu bir kısır döngü ise katılımcılar, bu döngünün kırılmasının da “dünya ölçeğinde KOBİ’ler” çıkarmaktan geçtiğinin altını çizdiler.
SONUÇ:
Toplum ve ülkemizin refahının KOBİ’lerin performansından geçtiği, Türkiye’de büyümeye ve gelişmeye dönük vizyonel bir bakış açısının oluşup güçlendiği görüşündeyiz. XI. KOBİ Zirvesi olarak 2015 yılında, hedefleri ve hedeflerine doğru ilerleme isteği olan bir ülke durumuna ulaşılmış olmasından memnuniyet duyuyoruz.
Önümüzdeki dönemde ülke hedeflerine yönelik politikaların üretilmesine ve hızla uygulamaların hayata geçirilmesine yoğunlaşmamız gerektiğine inanıyoruz.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

”Mesleki eğitimin devlet tarafından yeterince desteklenmesi durumunda müfredatın ve yönetim özel sektör eliyle yapılmalı”

http://www.dunya.com/guncel/devlet-desteklesin-meslek-liselerinin-yonetimini-ozel-sektor-devralsin-258638h.htm

..” ‘mesleki eğitimin devlet tarafından yeterince desteklenmesi durumunda müfredatın ve yönetim özel sektör eliyle yapılması’ önerisini getirdiler. Meslek örgütlerinin bu konuda deneyimleri olduğunu Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ya da organize sanayi bölgelerinin (OSB) bu çalışmayı yürütecek tecrübeye sahip olduğunu kaydettiler. Eğitim sisteminin, sanayinin son 15 yıldır gösterdiği performansa paralel gelişmediğini öne süren sektörün yetkin isimleri, Türkiye’nin işleyişi değiştirmediği sürece 2023 hedeflerini yakalayamayacağını kaydettiler. Meslek liselerinin tamamen Milli Eğitim Bakanlığı’nın tekelinde olduğunu kaydeden sektör temsilcileri, özelleştirme uygulamalarına dikkat çekerek, eğitimin de bu kapsamda özel sektörün katılımı ile yapılmasını talep etti. Türkiye’nin işçilikte gelebileceği en iyi noktaya geldiğini ancak Ar-Ge alanında atılım yapılması gerektiğini belirten sanayici, artık dünyanın 4. Sanayi Devrimini konuşmaya başladığını kaydediyor. Sanayici, Türkiye’nin katma değeri arttıracaksa, bunu ileri teknolojileri geliştirecek insanları ile yapacağının altını çizdi. ”’….

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

SAMSUN DA TIP MÜHENDİSLİĞİ NİN AÇILMASI MEDİKAL SEKTÖRÜN GELİŞMESİ İÇİN ÖNEMLİDİR.

SAMSUN DA TIP MÜHENDİSLİĞİ NİN AÇILMASI MEDİKAL  SEKTÖRÜN GELİŞMESİ İÇİN ÖNEMLİDİR.
Tıp Mühendisliği; tıp, malzeme mühendisliği, makine mühendisliği, bilgisayar mühendisliği, elektrik-elektronik mühendisliği, fizik, kimya vb. disiplinler arası çalışma alanına sahip olup değişik alanlarda tıpla alakalı cihazların tasarımı, üretimi ve işletilmesi, malzemelerin araştırılması ve sentezlenmesi ve sistemlerin tasarlanması ile ilgilenmektedir.
Tıp mühendisleri hastalıkların teşhis ve tedavi edilmesinde kullanılacak yeni teknik ve cihazların geliştirilmesinde önemli rol oynamaktadırlar.
Tıp Mühendisliği; sağlık alanında karşılaşılan sorunların çözümü ve gereksinimlerinin karşılanması için gerekli tanı, tedavi ve araştırma amacıyla kullanılan aygıt ve biyomalzemelerin mühendislik uygulamaları ile geliştirilmesi, üretilmesi ve kullanılmasını hedefleyen bir mühendislik dalıdır.
Tıp Mühendisliği, tıpla birlikte, biyoloji, fizik, kimya, makine, elektrik elektronik ve bilgisayar gibi mühendislik alanlarıyla işbirliği içinde çalışmayı sağlayan interdisipliner bir alandır.
Programın bulunduğu güçlü Tıp Fakültesi ve Sağlık Bilimleri kadrosu, tıbbi simülasyon merkezi (CASE) ve ileri teknolojik donanımlı kampüsü ile alanında etkin Tıp Mühendisleri yetiştirmeyi hedeflemektedir.
Temel amacı hastanın sağlığını ve yaşam kalitesini arttırmak olan, akademik bilimleri, klinik ve endüstri alanlarını bir araya getiren, bu mühendislik dalı hızla gelişmekte ve istihdam edilecek Tıp Mühendisi ihtiyacı her geçen gün artmaktadır.
Tıp Mühendisliği Bölümü, . Özellikle son yıllarda akıllı malzemeler, matematiksel modellemeler ve medikal simülasyon sistemlerinin tasarımları öncelik kazanmaya başladığından, Tıp Mühendisliği Bölümü bu alanlarda gerçek problemlerin çözümünü ele alarak tasarlayan, üretimini yapabilen mühendisleri yetiştiren bölüm olacaktır
Bu programının benzer programlardan en önemli farkı ise mühendislik bilgisinin klinikle ilişkilendirilerek kazandırılmasıdır. Böylelikle mesleki yaşamda klinikte tıbbi cihazlar ve malzemeler konusunda yaşanabilecek potansiyel sorunlar konusunda daha deneyimli olmak ve konulara doğru açılardan yaklaşım sağlanmış olacaktır. özellikle CASE adı verilen medikal simülasyon merkezi sanal bir hastane olarak dizayn edildiğinden, bu merkezde birçok tıbbi cihazın klinikte kullanım endikasyonları hakkında bilgiler verilmektedir.Eğitim esnasında hem tıbbi cihazların pratikteki kullanımlarını, hem de tıbbi cihazlardaki problemlerin hasta üzerinde ne gibi sonuçlar doğurabileceğini hasta simülatörleri yardımıyla öğrenilmesi sağlanacaktır.
klinik bilgilerle harmanlanmış bir mühendislik eğitimi alınması konuya hakimiyeti arttıracağı gibi aynı zamanda tıbbi malzeme ve cihazların tasarlanması, geliştirilmesi ve üretilmesi alanlarında faaliyet gösteren firmalar tarafından tercih edilen yetişmiş iş gücü olması sağlanacaktır.. Mesleki sorumluluğu konusunda farkındalığı olan, bilgi açısından donanımlı ve saha tecrübesine sahip Tıp Mühendisleri olarak yetiştirilmesi en önemli amaçtır.

Acıbadem(http://www.acibadem.edu.tr/…/t…/Sayfalar/bolum-hakkinda.aspx) ve Karabük (http://muh.karabuk.edu.tr/tip/?page=generalinfo&no=1)ve Üniversitesinde açılan TIP MÜHENDİSLİĞİ bölümünün ülkemiz için hayırlı olmasını diliyoruz.

Günümüzde ; Karabük Üniversitesinde 2013-2014 eğitim-öğretim yılında eğitime başlayan Türkiye’nin ilk Tıp Mühendisliği olan bölümümüzün öğrencileri 1 yılı İngilizce hazırlık olmak üzere toplamda 5 yıl akademik eğitim almaktadırlar. %30 İngilizce ağırlıklı olmak üzere öğretim yapan bölümümüz 80 adet 1. öğretim ve 80 adet 2. öğretim olmak üzere toplam 160 öğrenci kontenjanına sahiptir. Ayrıca 2014-2015 eğitim-öğretim yılında ilk öğrencilerini kabul edecek olan %100 İngilizce I. öğretim programımız 70 öğrenci kontenjanına sahiptir.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

ENDÜSTRİYEL KALIPÇILIK PROĞRAMI ÖĞRENCİLERİ İLE BİRLİKTE ERDEM KALIP OKTAY ERDEM MESLEKİ BİLGİLERİNİ PAYLAŞTI

ENDÜSTRİYEL KALIPÇILIK PROĞRAMI ÖĞRENCİLERİ İLE BİRLİKTE ERDEM KALIP OKTAY ERDEM MESLEKİ BİLGİLERİNİ PAYLAŞTI

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın

YEŞİLYURT MYO KALIPÇILIK BÖLÜMÜ ÖĞRETMENLERİ İLE MEDİKAL SEKTÖR DEĞERLENDİRMESİ YAPILDI

Yeşilyurt DÇ MYO’da Sektör Toplantısı Gerçekleştirildi myo-1 myo-2 Yeşilyurt Demir Çelik Meslek Yüksekokulu Endüstriyel Kalıpçılık Programı öğretim elemanları ile sanayi temsilcileri kalıpçılık sektörünün sorunlarına çözüm bulmak amacıyla bir araya gelinmiştir. Sanayicilerimizin kalıpçılık sektöründe ihtiyaç duyduğu nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak amacıyla açılmış olan Endüstriyel Kalıpçılık programı ile ilgili olarak yapılan bu toplantı, sanayicilerimizin okuluna sahip çıkması anlamında önemli bir istişare toplantısı olmuştur. Yaklaşık 80 öğrencisi bulunan Endüstriyel Kalıpçılık programının mevcut imkanlarının değerlendirildiği toplantıda, sektör temsilcilerinin nitelikli bir ara elemandan beklentileriyle ilgili görüşleri alınmıştır. Gelişmiş ülkelerdeki Teknisyen-Tekniker faktörünün önemine değinilerek eğitim ve sanayi camialarının üzerlerine düşen görevler belirlenmiştir. İşletme sahipleri ile öğrencilerin gerek derslerde gerekse işletmelerde sıklıkla bir araya geleceği ve öğrencilerin işletmelere uygulama ve teknik inceleme amaçlı olarak daha sık götürüleceği bir model planlanmıştır. Toplantı iyi niyet temennileriyle son bulmuştur. .Mediküm Başkanı Dr.Ahmet Aydemir Başkanımın da katıldığı Yeşilyurt Myo KALIPÇILIK ÖGRETMENLERİ,KALIPÇILIK FİRMA temsilcileri ile istişare toplantısı faydalı olmuştur.MYO da Zaten var olan ,kalıpçılık bölümü  Medikal sektörü destekler niteliktedir. Bu konuda tek yapılması gereken SEKTÖREL YÖNLENDİRME İLE Tıbbi el aletleri konusunda  öğretmenlerin ve öğrencilerin  odaklanmasını sağlamak olmalıdır.Bu konuda ,üretiminde kalıpçılığın olduğu medikal firmalarımızla sık temas halinde olmak gerekmektedir..zira nihai kullanıcı hastanede Doktarlarımız ile atölye arasında ÜRÜN GELİŞTİRME VE ÜRÜN İNOVASYONU yapılabilmesi anlamında KLİNİK GÖZLEMCİ ELEMANI dediğimiz  yetişmiş iş gücü ile yapılacaktır.Bu Kalıpçılık örgencileri adeta KILİNİK GÖZLEMCİ ELEMANI olarak yetiştirilmesi sağlanmalıdır.Bu konuda yetişen elemanlar ilerde okuldan mezun olduklarında kendi işlerini kurabilirler veya diğer firmalarda yetişmiş iş gücü olarak tıbbi el aletleri firmalarında kolaylıkla iş bulabilirler, Ayrıca , Görüntüleme sistemleri konusunda da  İNOVATİF ÜRÜNLERİN  üretilebilmesi içinde  MYO DA MEKATRONİK BÖLÜMÜ yine  Medikal sektörel tıbbi görüntüleme sistemleri üzerinde(Tek noktadan  müdahalelerde ,görüntülü endoskopi vs)  odaklanma sağlanarak  hem bakım elemanları ,hem de ürünlerin üretilmesi noktasında  öğrencilerimize adeta iş garantili bir yönlendirme yapılmış olacaktır. MEKATRONİK BÖLÜMÜNÜN  açılması MYO nun gündeminde olup,OMÜ ve YÖK  arasında kalan bir sonucun  müspet olarak gerçekleşmesi beklenilmektedir. Toplantıda bu konuda  kalıpçılık öğretmenlerimiz  ile bu farkındalıklar paylaşılmıştır. Yeşilyurt MYO ile  öğretmen ve öğrencilerimizle  bu konuda toplantıların ,istişare ortamlarının sürekliğini hatta  gerekir se mediküm toplantılarının MYO DA öğretmenler ile yapılması değişimi hızlandıracağı inancımızı paylaşmak istiyoruz. Toplantıya ,Mustafa TOPAL (Tosyöv Samsun des.der başkanı-Samsun Kazan San.), Turan ÖZFURAT (Mediküm ve Tosyöv Yön. Kur. Üyesi, İmaretçioğlu Tıbbi Aletler), Oktay ERDEM (Erdem Kalıp San.), Burhan MEMİŞ (Tosyöv Samsun  yön.kur üyesi-MEMSAN Mak. Kalıp San.), Ahmet AYDEMİR (MEDİKÜM Yön. Kur. Başkanı, Aysam Ortopedi ve Tıbbi Aletler San. Tic. ve Ltd. Şti.), Hasan ÇAĞLAR (Kalesan Tıbbi Aletler), Hami DANIŞ (KOSGEB Samsun Hizmet Merkezi Müdürü), Ahmet DURSUNOĞLU (KOSGEB Çorum Hizmet Merkezi Müdürü), Sinan ŞAHİN (KOSGEB Ordu Hizmet Merkezi Müdürü) ve Endüstriyel Kalıpçılık programı öğretim elemanları katılmışlardır.

Uncategorized içinde yayınlandı | Yorum bırakın